Atilla Karaarslan
GÜNLÜKSİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMKARABÜK HAVA KALİTESİFOTO-GALERİVİDEOŞÜKRÜ KARAARSLANKÜNYEİLETİŞİM
Yazıklar olsun

Yazıklar olsun



04.06.2014 - 14:50 1 - 2866

Nazif TOPSAKAL... 20 Nisan 1965 Karabük doğumlu polis memuru. PKK terör örgütünün roketatarlı ve silahlı saldırısı sonucunda 24 Haziran 1994 tarihinde Şırnak’ta Şehit oldu.

Cenazesi Karabük’e geldiğinde ben de Dökecek Mahallesi’ndeki evlerindeydim. Tanıyan tanımayan herkes yastaydı, ağlıyordu. Daha 29 yaşındaydı. Annesinin çığlıkları, babasının gözünde kurumuş kanlı gözyaşları ve yüzündeki derin elemin resmi, bunca yıldır hiç belleğimden silinmedi. Baba Süleyman TOPSAKAL’la Demir-Çelik Haddehaneler Müdürlüğü Tav Çukurlarında beraber çalışmıştık. Vinç makinistiydi. 1300 santigrat derecenin cehennem sıcağında, gazın, dumanın içinde çocuklarını yetiştirmek için çabalayan emekçi bir kardeşimdi. Böyle bir sonu hiç beklemiyordu. Sevgili oğlunun T.C. kimliği sahibi hainler tarafından katledileceğini nasıl düşünebilirdi ki ?

“BEN ABDULLAH ÖCALAN’I TAKDİR EDİYORUM” diyen Şırnak Valisi’de Karabüklüydü ve Nazif şehit olduğunda eşini arayıp başsağlığı dileyen, teselli eden ilk kişilerden biriydi. Şehidin kızı şimdi Ankara’da Bilkent Üniversitesi’nde okuyor, eşi ise Karabük Valiliği Şehit ve Gazi İşlemleri Şube Müdürlüğü’nde çalışıyor.

Nazif gibi Şırnak’ta 1997’de şehit olan Ali Şen BOZKURT, 1998’de Cevdet ÇAY ve Güneydoğu’da kanlı terör örgütünün kurşunlarına hedef olan çocuklarımız; Recep ÇAKIL, Mehmet ESEN, Coşkun CEYLAN ve 30’a yakın Karabüklü diğer şehitlerimiz, valinin bu açıklaması sonucunda yırtılan yüreklerimizde bir kez daha şehit oldular.

2000 yılında Şükrü Korkmaz GİDER başkanlığında Ankara Karabüklüler Derneğini kurduğumuzda, daha beş yıl önce il olan şehrimizin Başkent’te bir lobi oluşturması için çok uğraş vermiştik. Devlet bürokrasisi içinde hemşehrilerimizin önemli görevlere gelmesiyle ilimize kamusal ilginin artacağını, gerekli hizmetlerin geleceğini düşünüyorduk. Vekillerimiz, valilerimiz, belediye başkanlarımız, iş insanlarımız, Karabük’teki derneklerimiz , basınımız ve Ankara’da yaşayan hemşehrilerimizle bu konuda önemli bir birliktelik oluşturduk.

Bu çabaların sonucu bazı arkadaşlarımız bürokraside yer almaya başladılar. Çalışma hayatına Kapullu Köyü İmamı olarak başlayan, milli bir kimliğe sahip olduğunu düşündüğümüz şimdiki Şırnak Valisi Hasan İPEK’te bunlardan biriydi. Başbakanlık Afet İşleri Genel Müdürü olduğu zaman dernek olarak ziyaret ettiğimizde düşüncemizin doğruluğunu pek anlayamamıştık.

Şimdi soruyorum; imam iken verdiğiniz vaazlarda, devletin bütünlüğüne, milletin birliğine kastedenleri, ya da 30 bin vatan evladını katledenleri takdir etmeyi öngören bir söyleminiz oldu mu? Ya da Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki öğreniminiz sırasında, aldığınız derslerde bu mu öğretildi size ? Yoksa siz de iktidar partisinin kongresinde bölücü Barzani’ye “Türkiye seninle gurur duyuyor” diyenlerden misiniz ?

Bu arada size iki önerim var Sayın Vali; Karabük’e ilk geldiğinizde sizinle Öğlebeli Mahallesi’nde iki ziyaret yapalım. Birincisi, 1971 yılında eşimin de görev yaptığı Şehit Nazif TOPSAKAL İlköğretim Okulu olsun. Diğeri ise Şehir Mezarlığındaki Şehitlerimizin kabirleri… Ne dersiniz ?



Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha

YORUMLAR

avatar
siyaset böle bir şey oturduğu makamı korumak devleti korumak kollamak değil !
05/06/2014 23:30:16
Toplam: 1 | gösteriliyor: 1 - 1
cron