Karabük’ün yerel bir gazetesinde okudum, Kayabaşı Mahalle sakinleri hava kirliliğinden dert yanmış. Gazete hava kirliliği haberine iki sütun yer vermiş hatta fotoğraf dahi kullanmış…

"Kapı pencere açamaz olduk" başlıklı haberi okuyunca aklıma şu soru geldi. Sadece Kayabaşı Mahallesi hava kirliliği tehlikesi altında mı?
Tabi ki hayır Karabük sınırları ve ilçelerinin de tehlike altında olduğunu herkes biliyor.
Herkes biliyor ama susuyor.

Defalarca yazdım, yazdıklarımdan dolayı milyonlarca liralık tazminat davaları ile karşı karşıya kaldım.

Mahkemede resmi belgelerle, delilleriyle tek tek anlattım. Sonuçta davaların hepsinden beraat ettim.
Artık yazmak içimden gelmiyor.
Sakın ola ki mahkemeden tazminat davasından korktuğum için yazmadığımı düşünmeyin.

Hep aynı belgeleri, bilgileri tekrar tekrar yazmakla sonuca ulaşılamıyor.
Ayrıca haklı olduğunu bildiğin bir konuda yalnız kalınca, insanın yazası gelmiyor.

Daha önce bilgi akışı vardı şimdi herkes susuyor. Bu işin içinde olanlar artık bilgi vermekten çekiniyorlar. Yeni bilgiler alamayınca herkesin bildiği “korkunç” olayları tekrar tekrar yazmanın bir anlamı yok!…

Karşımızdaki oluşum tahmininizden de çok güçlü, inanılmaz rakamlar dönüyor. Milyonlar değil, milyarlar değil trilyonlar dönüyor…

Baskılara boyun eğmedim, “bazı” tekliflere asla tenezzül etmedim. Mahkeme-dava-tazminat yöntemlerine rağmen susmadım.
#MarzinceHAYIR dedim!
“Bak karşında çok büyük güçler var ona göre!” tehditlerine gülüp geçtim.

Şimdi sadece izliyorum.
Karabük’ün ve Karabüklülerin zehirlenmesini izliyorum aynı yetkililer gibi…
Ben de susuyorum, yazmıyorum.
Nasıl böyle iyi mi?

İŞTE BU YAZIDA ANLATMAYA ÇALIŞTIM

1923

 40 

YORUMLAR