21 Mayıs 2022 Cumartesi

Gerçeği yazmak suç oldu

Gazeteci gerçeğin peşindedir. Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına en çabuk ulaşan ve bu kaynaklardan edindiği bilgi ve haberleri okurlara sunan insandır.
Gazeteci Uğur Mumcu “Gazetecinin ve tarihçinin işlevleri ayrıdır. Gazeteciler, tarih yazmazlar; tarihçilerin yararlanacağı kaynakları bulmaya ve sunmaya çalışırlar.” sözüyle gazeteciliğin önemini vurgulamıştır.
Şu gerçeği de vurgulamam gerekir, sosyal medya, gazeteci için önemli bir haber kaynağıdır.
*
Sosyal medyanın günlük yaşantımıza girmesiyle gazeteciliğin önemi daha çok ortaya çıkmaktadır. Çünkü sosyal medyadaki her bilgi doğru olmayabilir, teyit edilmesi gereken bilgidir.
Sıradan vatandaşlar, şahit oldukları olayları sosyal medyadan dünyanın her yerine ulaştırabilmektedir. Ama bu olayın, bilginin veya fotoğrafın teyit edilmesi gerekmektedir. Bu bilginin nasıl teyit edileceğini en iyi bilen kişi profesyonel gazetecidir.
*
Yukarıdaki satırlarda çok kısa özetle “Gazetecilik ve sosyal medya” bilgilendirmesinden sonra açıklamak istediğim önemli bir konu var.
Sosyal medyada özellikle Facebook’u yaklaşık 10 yıldır “makale, röportaj gibi uzun yazı” paylaşımına izin verdiği için aktif olarak kullanıyorum.
10 yıl süresince günlük olarak, yaşadığım Karabük’te olanları yazdığım gibi bölgemizde ve tabi ki ülkemizde yaşananları da yazmaya çalıştım. ANLIK fotoğraflar yanı sıra arşivimdeki hiç kimsede olmayan tarihi fotoğrafları da paylaştım.
Tarihe not düşmek için eleştirel yazılarım, yorumlarım da oldu.
Yazdıklarımdan dolayı pek çok defa yargılandım, yüz binlerce liralık tazminat davalarıyla uğraştım. Sonuçta hepsinden beraat ettim.
Susturulmak istendim.
Baskılara uğradım.
Boyun eğmedim.
Bedeller ödedim, yılmadım
Korkmadım, susmadım.
Kimsenin adamı olmadım.
Çünkü “Biat” kültürüyle yetişmedim.
Atatürkçü olarak yetiştim
Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kaldım.
Evrensel gazetecilik basın meslek ilkelerine hep uydum.
Haklının yanında, haksızın karşısında oldum.
Güçlünün karşısında, güçsüzün yanında oldum.
*
Facebook sayfamı geriye dönük incelediğinizde bu yazdıklarımdan çok daha fazlasını görebilirsiniz. O sayfa Karabük’ün hafızası oldu. Yazılarımı yüzlerce, binlerce kişi paylaştı.
Karabük’ün hafızası sosyal medya sayfam şu an tehlike altında.
Facebook yöneticileri sayfamı kapatmak için sürekli ihtar mesajı gönderiyor.
Sürekli kısıtlamalar yapıyor.
Geçen gün hesabım yine kısıtlandı

Ne paylaşım, ne yorum, ne beğeni yapabildim…

Topluluk Standartlarına uymamışım itiraz ettim ama maalesef sonuç alamadım…

GEREKÇEYE BAKIN
COVID-19 ile ilgili yanlış bilgi paylaşmışım…
Yıllardır Karabük’te yaşayan ve Antalya’ya taşınan değer verdiğim bir kardeşimizin bana yazdığı mesajı paylaştım.
Güvendiğim, çok iyi tanıdığım bana asla yalan söylemeyecek olan bir kardeşimizin mesajı…

Başlıkta dediğim gibi “Gerçeği yazmak suç oldu”
Ama şunu bilmeliler; “Bir gazetecinin ilk öğreneceği şey cesarettir. Korkaktan gazeteci olmaz”
Korkmuyorum…
Sosyal medyayı bundan sonra paylaşım için pek fazla kullanmayacağım. Sadece arkadaşlarımla iletişim için kullanacağım.
Bugünden itibaren bu kişisel sitemde yazmaya devam edeceğim…
Bu siteyi ara sıra ziyaret ederek bana destek verir misiniz?

YORUMLAR

Facebook Yorumları

SON HABERLER

DİĞER HABERLER