Atilla Karaarslan
GÜNLÜKSİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMKARABÜK HAVA KALİTESİFOTO-GALERİVİDEOŞÜKRÜ KARAARSLANKÜNYEİLETİŞİM
Ömer Seyfettin'in hazin hikayesi

Ömer Seyfettin'in hazin hikayesi



09.08.2015 - 12:39 3 - 3183

Ömer Seyfettin 23 Şubat 1920’de şeker hastalığından ötürü son durağı olacak Haydarpaşa Hastanesi’ne kaldırılmış, 6 Mart 1920’de ise bu hastanede son nefesini vermişti. Bayazoğlu ünlü yazar Ömer Seyfettin’in hazin ölüm hikayesini şöyle anlatıyor:

Şeker hastası olmuştu ve daha kötüsü bu maraz hızla ilerliyordu. Fakat bundan ne kendisinin ne de o devir doktorlarının haberi vardı.

Olamazdı da zira o zamanlar diyabet ve insülin dünyada bile bilinmiyordu. Her doktora gittiğinde şekerin yaptığı eklem ağrıları için romatizma tedavisi uyguluyorlar ve çıkarken sıkı sıkı tembihliyorlardı: “Aman azizim bol bol portakal, madalina ye, üzüm hoşafı iç” diye.

Böyle diye diye 23 Şubat 1920’de yazarı bir daha kalkmamak üzere yatağa düşürdüler. Ve Ömer Seyfettin 6 Mart’ta Haydarpaşa Hastanesi’nde “Ah Selanik!” diye inleye inleye son nefesini verdi. Nümayiş gibi kalabalık ve öfkeli bir cemaatin huzurunda cenaze namazı kılındıktan sonra Kuşdili’nde Mahmud Baba haziresinde toprağa verildi. Cenazesinden bugüne iki hatıra kaldı. Birincisi, Mahmud Baba haziresinin üzerinden yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle mezarı kaldırılacak ve 23 Ağustos 1939’da Zincirlikuyu Mezarlığı’na nakledilecekti. Vefatından 19 yıl sonra kemikleri Asya’dan Avrupa’ya nakledildi.

İkinci ve en acısı, vefatından sonra cenazesi kimsesizlerin cenazeleri gibi Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırılmış ve orada görevli Sivaslı bir hademe tarafından karnı yarılarak otopsisi yapılmıştı. Kadavrasının fotoğrafını ise kütüphane memuru çekmiş, etrafında toplananlar ilgisiz nazarlarla fotoğrafçıya bakmışlardı. Halbuki önlerinde yatan edebiyatımızın usta kalemlerinden birinin cenazesiydi. Bu ayıp bize yeterdi.

Bir ikincisini yetiştiremediğimiz Ömer Seyfettin sahipsiz ve yapayalnız ölmüş, cenazesi hastanede kesilip biçilmiş ve arkadaşları bundan çok sonra haberdar olabilmişlerdi.
Yusuf Ziya Ortaç - Bir Varmış Bir Yokmuş: Portreler



Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha

YORUMLAR

Toplam: | gösteriliyor:

Arl

17

2017

506
image
Yüz binlerce kilo zehirli atık şu an Karabük topraklarında usulsüz olarak depolanıyor. Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin şikâyetiyle, üzeri bilindik basit brandayla örtülen zehirli atık...
BU HABERLERİ OKUDUNUZ MU?
ÇOK OKUNANLAR
 
3Nisan.com
SON YORUMLANANLAR
avatar Hayirli olsun karabukumuze ...
Rektör Polat'a AÇIK MEKTUP; "Fidanlık ne olacak?"
avatar Yılmaz Özdil kalemine ...
Yılmaz Özdil Karabük'te okuyan Berkan'ı yazdı
avatar Bora icin Amerika'da ...
Bora'nın Sevgi Ormanı
avatar Bora'm, Sevil teyzen ...
Bora'nın Sevgi Ormanı
avatar Bundan 6 sene ...
Kardemir'de yolsuzluk
 
cron