21 Mayıs 2022 Cumartesi

KOD ADI “ŞERİF BEY”

Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşına Mısır’daki güvenlik noktalarında Türk subayı olduğu anlaşılmaması için “Gazeteci Mustafa Şerif Bey” kod adı ile gitmiştir.

İstanbul’da çıkan “Tanin gazetesi” muhabiri Mustafa Şerif bey ve yol arkadaşları, bir Rus gemisine binerek Mısır’a ulaşmışlardı. İskenderiye’deki gazeteciler, savaşın sürdüğü Trablusgarp geçmenin yollarını araştırıyorlardı.

Şerif bey ve arkadaşları, serüven dolu bir yolculuk yaparak Trablusgarp’a geçtiler. Çölde yol alırken verdikleri akşam molalarında, yaktıkları ateşin karşısına geçip, pitoresk sohbetler yapmışlardı. Mısır kontrol noktalarını, Türk subayları oldukları anlaşılmasına karşın çeşitli yöntemlerle aştılar ve sınırı geçerek tobruk (Trablusgarp/Libya ) yakınlarındaki Türk karargahına ulaştılar. Bindikleri develerden inen yolculardan ilk olarak Gazeteci Şerif bey karşılayanlara kendini tanıttı: “Ben, Erkan-ı Harp Kolağası (Kurmay Kıdemli Yüzbaşı ) Mustafa Kemal”

Diğer gönüllüler ise farklı kimliklere yola çıkan ünlü Hatip Naci (Ömer Naci), İttihat Terakki’nin tanınmış fedaisi Yakup Cemil, Üsteğmen Hakkı bey ve sonradan gruba katılan Nuri (conker) ve Fuat (Bulca) beylerdi

Yakın gelecekte ülke kaderinde çok önemli roller üstlenecek olan iki subay; Enver ve Mustafa Kemal ilk kez Trablusgarp’ta yakın ve dostça bir çalışma içerisindeydiler. Enver bey, 19 Aralık günü, Mustafa Kemal’e bir mesaj göndererek “Tobruk ve çevresi Ethem paşa’nın sorumluluğundadır. Kendisi muktedir bir komutan olsa da sizin yardımınıza ihtiyacı vardır” diyordu.

22 Aralık 1911 tarihinde Mustafa Kemal tarafından yönetilen askerler Tobruk Zaferi’ni kazandı. Enver bey, gösterdiği başarılarından dolayı Mustafa Kemal’i 21 Şubat günü Derne Komutanlığına atadı. Mustafa Kemal, yokluklarla sürdürülen mücadelenin ortasındaydı. Derne’de bulunan ayn-mansur karargahı’ndan, yakın arkadaşı Salih (Bozok) bey’e gönderdiği bir mektupta düşüncelerini şöyle ifade etmişti: “Biz vatana borçlu olduğumuz fedakarlık derecelerini düşündükçe bugüne kadar yapılan hizmeti pek değersiz buluyoruz. vicdanımızdan gelen bir ses, bize vatanın bu sıcak ve samimi ufuklarını tamamen temizlemedikçe gemilerimizin Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablusgarp limanlarında tekrar demir atmış olduğunu görmedikçe vazifemizi bitirmiş sayamacağımızı ihtar ediyor. Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin saadeti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.”

Balkanlar’da gelişen acil durum karşısında Trablusgarp mücadelesi’ne son vermek gerekiyordu. Gönüllü subaylar belirli bir sıra ile yeni görev yerlerine gönderildiler.

Trablusgarp, Mustafa Kemal için ilk savaştı. Daha sonra yayımladığı anılarında, oradaki kahramanlığı abartısız bir dille anlatmıştır: “Muharebede yağan mermi yağmuru o yağmurdan ürkmeyenleri, ürkenden daha az ıslatır diyeceğim. Gerçekten böyle olmasaydı, Trablusgarp Harbi’ne katılan bütün arkadaşlarımızdan mutlaka Trablusgarp’ta Hums’ta, Bingaz’de, Derne’de ve Tobruk’taki İtalyan i̇stihdamlarının karşısında bugün kemiklerinin dahi kalmaması icap ederdi.

YORUMLAR

Facebook Yorumları

SON HABERLER

DİĞER HABERLER