Eskiden “masabaşı gazetecilik” diye bir deyim vardı. Oturduğu yerden ahkâm kesen, gitmediği yerle ve görmediği olaylarla ilgili yazı yazan; mesleği körelten, “asparagas” yani şişirme haber üreten “gasteciler” sıkça görülürdü. Hoş, bugün bile bu tür haber (!) yapmaya çalışanlar yok değil…
Usta gazeteci (rahmetli) Tufan Türenç’in şu sözlerini buraya eklemek istiyorum:
“Gazetecilik 24 saat mesaisi süren bir meslektir. Halkın hakkını savunmaktır. Eğer içinizde heyecan, titizlik, inat ve hırs yoksa habercilik yapamazsınız.”
Çağımız teknoloji çağı; sürekli değişen ve gelişen dijital devrimlere tanıklık ediyoruz. Öyle, sadece oturup kamera karşısına geçmekle olmuyor bu iş.
Ben de yaklaşık 2-3 yıldır #KarabükteGeziYORUM etiketiyle yaşadığım kentin sorunlarını yerinde görmek, incelemek ve araştırmak üzere yollara düşüyorum. Cep telefonumun kamerasıyla hem çekim yapıyor hem de bazı bilgileri çekim esnasında anlatarak kentimizde yaşayanlarla paylaşıyorum.
İşte o günlerden bir gündü… Sıradan bir gün.
Karabük Belediyesi, “Trafik Düzenleme ve Sokak Sağlıklaştırma” adı altında bir projeye başlamış; kentin ana caddelerinde kazılmadık yer kalmamıştı. Vatandaşlardan yoğun şikâyetler geliyordu. Çünkü bu çalışmalar yapılırken, zaten trafik sıkışıklığı yaşanan Karabük’te sorunlar ciddi boyutlara ulaşmaya başlamıştı.
Karabük basınından meslektaşlarım bu sorunları dile getirmeye çalıştılar, haberler yaptılar.
Ama…
Hiçbir gazeteci Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya mikrofon uzatıp sormamıştı. (Belki soran oldu, ben görmedim.) Neyse…
Az önce söylediğim gibi sıradan bir gündü.
Yenişehir Camii yanında başlayan ve bu sorunları dile getirmek üzere yeni bir #KarabükteGeziYORUM çekimine başladığım anda gerçekten bir “tesadüf” yaşadım.
Şimdi birkaç kişi “Hadi oradan, resmen kurgu yapmışsınız; başkanla anlaşmışsınız!” diyebilir.
İnanın kurgu yok. Kurgu olsa samimiyetle söylerim. Beni tanıyanlar bilir; asla böyle bir şeye başvurmam.
Tam çekime başlamıştım ki bir araba durdu ve işte o an yaşananlar…
Aslında Özkan Başkan’a daha önce röportaj teklifinde bulunmuştum ama bir türlü gerçekleştirememiştik.
Yaklaşık dört dakikalık ayaküstü röportajda Özkan Başkan sorularıma samimi bir şekilde yanıt verdi.
NOT: YouTube kısa videolara en fazla 2 dakika izin verdiği için bu kaydı mecburen ikiye bölmek zorunda kaldım.


